Sağlık

Çocuklarlarda Göz Problemleri

Her 4 çocuktan birinin gelişim yılları içinde bir göz problemi ile karşı karşıya kaldığını biliyor musunuz?

Çocuklarda oluşacak göz problemleri sadece görme azlığına neden olmaz ayrıca sosyal ve bedensel gelişimini de etkilemektedir. Öğrenme güçlüğü, gözel koordinasyon bozukluğu ve derinlik hissi kaybı bunlardan en önemlileridir. Erken dönemdeki öğrenmenin %80’i görme ile sağlanmaktadır.

Gözler ve gözlerimizden beyindeki görme merkezine uzanan ileti yollarına görme sistemi adı verilmektedir. Bebeklerde görme sistemi anne karnında 4. Haftadan itibaren gelişmeye başlamaktadır ancak bebek dış dünyaya çıktığında gözler ve görme yolları henüz gelişimini tamamlamamıştır. Yeni doğan bir bebek çevresindekileri grinin tonları şeklinde görmektedir. Görme yollarının gelişimi görüntü net bir şekilde ağ tabakaya düştükçe yani çocuk gördükçe oluşacaktır.

Görme sisteminin gelişimini sürdürdüğü döneme kritik dönem adı verilmektedir, kritik dönem 9 yaşına kadar devam etmektedir. Ancak yaşantının ilk birkaç yılı görme gelişimi için çok önemlidir, bu dönemde görme bozukluğu yapabilecek herhangi bir neden erken dönemde ortadan kaldırılmadığı taktirde görme yollarının gelişimi duraklar ve hayat boyu devam edecek bir görme kaybına yol açar. Buna göz tembelliği adı verilmektedir.

Çocuklarda göz tembelliğine yol açan en sık nedenler göz kaymaları ve iki gözün kırma kusuru derecelerinin farklı olmasıdır. Sadece beyine net görüntü gönderen gözden gelen uyarılar beyin tarafından kabul edilecek diğergözden gelen bozuk uyarıları beyin algılama dışı bırakacaktır. Doğumsal katarakt, göz kapağı düşüklüğü daha nadir ancak ciddi olan nedenlerdendir. Bu sorunlar ne kadar erken dönemde ortadan kaldırılırsa normal görme elde edilme olasılığı o kadar yüksektir. Okul öncesi dönemde çok az çocuk görme azlığından yakınır, kendi görme düzeylerinin normal olmadığını bilme şansları azdır, herkezin aynı şekilde gödüğünü düşünürler.

Özellikle sadece bir gözünde bozukluk olan çocuklarda ailenin fark edebileceği hiçbir ipucu olmayacaktır.

Kaynak:

Uz.Dr. M.Gökhan Eminsoy
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi
Aile Hekimliği Anabilim Dalı

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı