Vücut kitle indeksinizi hesaplayın

Çocuklarda baharla artan rahatsızlıklar

Üst solunum yolu enfeksiyonu ve polen alerjisi bahar aylarında çocuklarda sıkça görülüyor. COVID-19’la bazı semptomları benzeyen rahatsızlıklar, ailelerde kaygı yaratıyor. Sıradan bir çocuk hastalığı mı yoksa COVID-19 mu sorusu kafaları karıştırıyor.

Çocuklarda baharla artan rahatsızlıklar

03 Nisan 2021 Cumartesi

Bahar mevsimi de pandemi gölgesinde geçiyor. Havaların yeni yeni ısınmaya başladığı bahar ayları, çocukları fazlasıyla etkiliyor. Sıcaklık değişiklikleri, rüzgar, yağmur ve polenler çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ile alerjik rahatsızlıkların artmasına sebep oluyor. Ancak bu rahatsızlıkların bazı belirtileri, COVID-19’la benzerlik gösteriyor. Bu durum da ailelerde kaygıya sebep oluyor.
 
Mevsim hastalığı ile COVID-19 arasında kalan ailelerin nasıl bir yol izlemesi gerekiyor? Çocukları bu rahatsızlıklara ve COVID-19’a karşı korumak için hangi önlemler alınmalı?
 
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nevin Hatipoğlu TRT Haber’e anlattı.
 
Üst solunum yolu enfeksiyonu çok sık görülüyor
 
“Çocuklarda en sık görülen hastalık, üst solunum yolu enfeksiyonları. Kulak, burun, boğaz, paranazal sinüs bölgelerinde oluşan enfeksiyonlar buna yol açıyor. Üst solunum yolu enfeksiyonunda hastalar genellikle ateş, öksürük, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, baş ağrısı, titreme, kas ağrısı, yutma güçlüğü, balgam, halsizlik, yorgunluk, ses kısıklığı, ses kaybı gibi şikayetlerle karşımıza geliyor. Bu belirtilere baktığımız zaman çoğunun birebir COVID-19 şikayetleri ile örtüştüğünü görüyoruz.
 
Bu ayrımı ancak doktorlar yapabiliyor. Dünyanın koronavirüs pandemisini yaşadığı bu aylarda enfeksiyonu atlamama ve tanısına geç kalmama adına bu tür rahatsızlıklarla karşılaşıldığında COVID-19 PCR testinin yapılmasını tavsiye ediyoruz.”
 
 

Polen alerjisi bahar aylarında yoğunlaşıyor

“Baharla beraber polen sezonu başlıyor. Polen alerjisi olan kişilerde hapşırma, burun kaşıntısı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma ve kızarıklık, ilerleyen zamanlarda da öksürük, hırıltı ve nefes almakta zorluk gibi şikayetler ortaya çıkıyor. Buradaki ayrımı iyi yapmak gerekiyor. Burun kaşıntısı, burun akıntısı ve öksürük gibi şikayetler genellikle alerjik kişilerde daha önce de görüldüğünden tanıdık oluyor.”
 
Alerji ve COVID-19 beraber seyredebilir
 
“Hasta hem alerjik atağı hem de COVID-19’u beraber yaşayabiliyor. Bunun için hastaların muzdarip olduğu alerjik bulgularının üzerine yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, aşırı halsizlik, yeni ortaya çıkan koku ve tat kaybı gibi belirtiler eklendiği durumlarda COVID-19’u düşünmemiz gerekiyor.”
 
 

Hapşırma ve burun akıntısıyla virüs bulaşıyor

 
“İlkbaharla beraber polen alerjisi olan çocuklar ellerini kaşınan burun ve gözlerine sık sık götürüyor. Eğer ellerinde koronavirüs varsa hastalığa yakalanma ihtimali artıyor. Yine alerjik bünyeli çocukların aşırı hapşırma ve burun akıntısı nedeniyle etraflarına daha çok virüs bulaştırma riski de var.”
 

Ailelere büyük sorumluluk düşüyor

“Dünyada COVID-19’un üçüncü salgın zirvesinin tartışıldığı bugünlerde gerek üst solunum yolu enfeksiyonundan gerekse alerjiden korunma tedbirleri büyük önem taşıyor. Çocukların hastalıktan korunmasında ailelere büyük iş düşüyor. Öncelikle çocukların çok fazla insanla yakın temas etmesininden ve bir arada uzun süre kalmasından kaçınmak gerekiyor.
 
Aile dışındaki başka çocuklarla yüz yüze oyun oynamalarını sınırlandırmak lazım. Gerekmedikçe çocukların toplu taşıma araçlarına binmemesi, gerekiyorsa da maske ile birlikte mümkünse yüz siperliği de kullanılmasını tavsiye ediyoruz.”
 
 

Çocuklar hijyen kurallarına dikkat etmeli

“Ev dışındayken, çocukların mümkün olduğunca yüzlerine dokunmaması hatırlatılmalı. Çocuklara ellerini düzgün bir şekilde yıkamalarını öğretmek gerekiyor. Yine el yıkanmayacak ortamlarda ise dezenfektan kullanılması gerekiyor. Maske konusunda da çocuklar uyarılmalı.
 
Ağız ve burun içeride kalacak şekilde takıldığından emin olunmalı. Polenlerin yoğun olduğu sabah saatlerinde ve kuru rüzgarlı havalarda zorunlu değilse çocukları dışarı çıkarmamakta da fayda var.”
 
 
 

Bağışıklığı güçlü tutmak için neler yapılmalı?

“Çocuklar tekdüze beslenme alışkanlığından çok, yaşına uygun çeşitli ve içeriği zengin gıdalarla beslenmeli. Mevsimine uygun seçilen sebze ve meyvelerin yanı sıra tahıllar ve proteinler (bakliyat, kuruyemiş, et, tavuk, balık, yumurta) içeren bir diyet çocukların bağışıklık sistemini güçlü tutmak için önemli. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, turuncu-sarı renkli meyve ve sebzeler enfeksiyona karşı direnci artırıyor.
 
Çocukların yeterince su içmesi sağlanarak trans-yağlı, şekerli ve çok tuzlu gıdalardan uzak tutulması gerekiyor. Gün içinde çocuklar uykusunu iyi almalı. Çünkü iyi bir uyku düzeni çocukları koronavirüsten koruyan en önemli faktörlerden biri.
 
Pandemi günlerinde fiziksel aktiviteye de önem verilerek çocukların hayatının bir parçası haline getirilmeli.
 
 

Çocukluk dönemi aşıları ihmal edilmemeli

“Çocukların yaşlarına göre yapılması gereken rutin aşılar ihmal edilmemeli. Türkiye, çocukluk aşılarını en iyi uygulayan ülkelerden biri. Bu aşılar aile sağlığı merkezlerinde yapılıyor. Çocukların bu zorlu günlerde stresle baş etmesine yardımcı olmak da gerekiyor. Arkadaşları ve diğer aile bireyleriyle telefon veya görüntülü konuşarak sosyal bağlarını kopartmamaları önemli.”


Sosyal Medyada Paylaş


İlgili Makaleler