Paris’te Türkiye’nin halk sağlığı masaya yatırıldı
Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 23. Uluslararası Beslenme Kongresi’nde, “Türkiye’de halk sağlığını iyileştirmeye yönelik girişimler” başlıklı özel bir oturum düzenlendi. Kongre, “Küresel Sağlık İçin Sürdürülebilir Gıda” temasıyla devam ediyor.

Sabri Ülker Vakfı, Gazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nden önemli bilim insanlarının katıldığı oturumda, Türkiye’nin sağlık karnesi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin Sağlık Profili
Oturumda konuşan Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Julian Stowell, Türkiye’nin demografik yapısına ve sağlık sorunlarına dikkat çekti. Stowell’in verdiği bilgilere göre, Türkiye’nin nüfusu 1960’tan bu yana üç katına çıktı ve ortanca yaş 33. Ancak Stowell, genç bir nüfus olmasına rağmen ülkenin giderek yaşlandığını belirtti.
Ayrıca, Türkiye’de ölümlerin %70’inin bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklandığı ve kardiyovasküler hastalıklar ile kanserin başlıca ölüm nedenleri olduğu vurgulandı. Stowell, 2016 verilerine göre Türkiye’nin, fazla kilo ve obezite konusunda Avrupa’da ilk sırada yer aldığını ve obezite oranının %32’ye ulaştığını söyledi.
Çözüm Yolları ve Eğitim Programları
Konuşmacılar, bu sorunlarla mücadele için atılan adımları da paylaştı.
Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nur Baran Aksakal, Türkiye’de insanların %75’inin beslenme konusuna ilgi duyduğunu ve gıda okuryazarlığının eğitim müfredatına entegre edilmeye çalışıldığını belirtti.
Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel, küresel beslenme sorunlarının çözümünde beslenme okuryazarlığının önemine değindi ve medya ile sosyal medyanın doğru bilginin yayılmasında güçlü araçlar olduğunu ifade etti.
Sabri Ülker Vakfı tarafından yürütülen “Dengeli Beslenme Eğitim Programı”nın, 2011’den bu yana 2,5 milyon öğrenci, öğretmen ve veliye ulaştığı açıklandı.
Oturumda, doğru beslenme alışkanlıklarının erken yaşta kazanılmasının ve sağlık çalışanlarının bu konuda eğitilmesinin kritik önemi de vurgulandı.
Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Serhat Ünal, tıp müfredatının bu yönde geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.